VEKTÖRLERLE (KARASİNEK-SİVRİSİNEK V.B.) MÜCADELE SADECE İLAÇLAMA DEĞİLDİR.
İlaçlama denilince akla ilk kimyasal ürünlerin akşamları havaya püskürtülmesi geliyor. Bizler artık Karasinek ve Sivrisinek ,Kemirgen gibi hastalık taşıyan haşerelere Vektör adını veriyoruz. İlaç yerinende biyosidal ürün terimini kullanıyoruz.
Vektörle yani hastalık taşıyan canlılarla mücadele hem ekonomi hem de zaman ayrılması gereken bir mücadeledir. Fakat buna rağmen zararlıların tamamını yok etmek mümkün değildir. Bu mücadeleyi verirken en önemli olan Doğanın ekolojik sistem dengesinin bozulmamasıdır. Bunun için sadece biyosidal ürün (ilaç) kullanmıyoruz diğer bilimsel metotlarla vektörleri kontrol altında tutmak gayretindeyiz.
Vektör kontrol uygulamalarının yalnızca insektisitler kullanmadan tüm vektörle mücadele yöntemlerini entegre bir şekilde bilinçli ve geleceği planlayarak yürütülmesi gereken toplumsal bir program olmalıdır.
Hastalık taşıyan vektörlerle mücadele tüm vatandaşların en başta temizlik ve haşerelerin üreme ve mücadele yöntemlerini öğrenmesi ve pratikte uygulaması ile başarıya kavuşabilir.
Vektörle mücadele yöntemleri; Kültürel mücadele, Fiziksel mücadele, Biyolojik mücadele, Kimyasal mücadele olarak ele alınmaktadır.
* Kültürel Mücadele: Zararlıların biyolojisinin, yaşam biçiminin ve mücadele yollarının, iletişim araçları ile halka tanıtımının sağlanmasıdır. Hiçbir vektör kontrol programı, uygulayıcılara yeterli bilgi verilmeden ve halk desteği sağlanmadan başarıya ulaşamaz. Kültürel mücadele çerçevesinde televizyon, radyo, yazılı basın, posterler, film ve slayt gösterimleri, internet, basit el broşürleri, cep kitapçıkları ile vatandaşlarımızın üzerlerine düşen görevler anlatılmaktadır.

* Mekanik (Fiziksel) Mücadele: Fiziksel altyapının düzeltilmesi yoluyla vektör canlının üreme ve beslenme ortamlarını ortadan kaldırmak amacıyla yapılan çalışmalardır. Drenaj, toprak doldurma, derinleştirme, düzeltme, seviyesini ve yönünü değiştirme gibi yöntemleri Mekanik (Fiziksel) Mücadele yöntemlerinin bütünüdür.

* Biyolojik Mücadele: Zararlıların popülasyonlarını düşürmek için kimyasal maddeler yerine popülasyonlarını düşürecek diğer canlıların kullanılmasıdır. Zararlı bir organizmayla, bunun düşmanı olan başka bir canlıdan faydalanmak suretiyle yapılan savaşa denir Yani zarar veren canlıyı ortamdan yok etmek için, mevcut canlıyı yiyerek beslenen başka bir canlıyı ortama yerleştirmektir. Biyolojik mücadele tek başına bir yöntem olarak kullanılmamalı, entegre bir vektör mücadele programının bir parçası olarak düşünülmelidir.

* Kimyasal Mücadele: Zararlılarla mücadelede en kısa sürede ve en etkili biçimde sonuca ulaşmayı sağlayan mücadele tipi kimyasal mücadeledir. Halk sağlığının özellikle salgın hastalıklardan korunması amacıyla zararlıların kontrolü için kimyasal maddelerin kullanılması kaçınılmazdır. Hedef canlıyı ve biyolojik evresinde 12 ay boyunca ürediği, barındığı, beslendiği ortamda kontrol altında tutmaktır.



Türlere Göre Yaptığımız Uygulama Çeşitleri
* Biyolojik ilaçlarla veya biyolojik kontrol yöntemleriyle larva mücadelesi,
* Yaz aylarında açık alanlarda ergin sivrisineklere karşı gece ilaçlamaları,
* Kış aylarında kışlak alanlarda ilaçlama çalışmaları,
* Karasinek (larva ve ergin ) mücadelesi,
* Kemirgen ve hamamböceği mücadelesi,
* Kapalı ve açık alanlarda diğer vektörlerle mücadele,
Sivrisinek ve Karasinek üreme kaynakları olan;
Havuzlar,göletler, rögar ve foseptik kapakları, bataklıklar ve sazlık alanlar, doğal çukurlarda biriken yağmur suları, sulama kanalları, su kuyuları, inşaat temeli çukurlarında biriken sular, su varilleri, bodrumlarda oluşan su birikintileri, eski otomobil lastikleri, foseptikler, menfezler, kanallar, durgun su birikintileri, dere yatakları, metruk alanlar, çöp konteynerleri, hayvan barınakları, gübrelik alanlar, çöp toplama alanı, çürüyen hayvansal ve bitkisel atıkları, mezbahalar, atık su arıtma tesisleri vb. üreme alanlarında yıl boyunca rutin program kapsamında mücadele gerçekleştiriliyor. Haşere mücadele faaliyetlerinin etkin, sağlıklı ve bilinçli bir şekilde yapılması amacıyla Dünya Sağlık Örgütünün (World Health Organization-WHO) önerdiği ve Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılan biyosidal ürünler kullanılıyor.